Kaç gündür yazacağım ama elim bir türlü klavyeye gitmedi. Tam ilham geldi demişken şehit haberleri ile sarsıldım gene yazamadım. Ne yazabilirdim ki ? Birilerinin ocağı yanmışken benim kızım da şöyle yedi, böyle konuştu mu deseydim ? O ailelerin acısı bizim acımız oldu, beraber göz yaşı döktük.O andan itibaren hala beynim uyuşuk , aklım hayalim almıyor. Oğlunu kaybeden ailelerin yerine kendimi koyuyorum aklımı kaçıracak gibi oluyorum. Böyle bir acı bu dünyada yoktur sanırım.
Biz bile 1,5 sene baktığımız yavrumuza gözümüz gibi bakarken ,20 sene boyunca büyütüp beslediğin, koklamaya kıyamadığın evladını bir ana nasıl toprağa versin. O orada yatarken kendisi sıcak yatağında nasıl uyusun. Allahım sen hepsine sabır ver. Elimizden birşey gelmiyor barış istemekten başka.
2 gündür herşey anlamını yitirdi. Ne saçma şeylere üzülmüşüz onu anladım. Yok bebeğim uyumadı, yok 2 yaş sendromuna girdi; yok ağladı vs. vs. Yemişim sendromunu ağlamasını. Evladım sağ salim yanımda ya niye kendimi kahredeyim. Meğerse en büyük hazine yanımda olmasıymış. Şehit haberlerinden sonra asla şikayet etmedim. Bu gece 05.50 de uyanmış umrumda olmadı.Başka zaman olsa sinirimden kuduran ben bu sefer kızıma sarıldım ve şükrettim. İyi ki yanımdasın dedim ve evladı yanında olmayan anneleri düşünüp gene kahroldum.
Lütfen lütfen ama bu savaş bitsin artık. Hiçbir anne evladından sonra ölmeyi haketmiyor....
Pages
15 Ekim 2011 Cumartesi
doğru bildiğimiz yanlışlar
Çocuk yetiştirirken büyüklerimizden bize miras kalan yanlışlar var. bunların başında ise "aman sıkı giydir üşümesin, evi iyice ısıtın çocuk hasta olmasın" gelir. Meğerse bu böyle değilmiş. Hülya çok güzel anlatmış gerisini ordan okuyalım
http://hulyanintunasi.blogspot.com/2011/10/sosyal-medyadan-cocuk-saglgna-iliskin.html
http://hulyanintunasi.blogspot.com/2011/10/sosyal-medyadan-cocuk-saglgna-iliskin.html
4 Ekim 2011 Salı
geliyorrrr geliyorrrr
16 ayımız dün itibaren doldu. Hani annelerimiz babalarımız derler ya nasılda büyüdünüz zaman nasıl geçti anlamadık diye,bende şu anda o moddayım. 16 ay nasıl geçmiş hayret diyorum. Uykusuz ve sıkıntılı olduğum dönemler de zaman geçmez zannederken meğerse su gibi akıp geçmiş.
Ama tam zorlu dönemler bitti, kendi kendine yürüyor, katı gıdalara geçişimiz tamamlandı derken bu aralar terrible twonun ayak seslerini duyar gibi oluyorum. Bir inat ,bir ağlama aldı başını gidiyor. Eskiden "aaa bak kuş" " aha da ördek" derken oyalayabiliyorduk ama şimdi o oyalama dönemi bitti. vatandaş gözünü açtı ,yemiyor artık bu numaraları :)
Şimdi istediğini cebren ve hile ile gerçekleştirme çabalarına girdi. Resim mi çekiyorum ver ben çekeceğim diyor. Telefonda mı konuşuyorum ,aaa nasıl olur da Asya Hanım'ı atlarım da ona telefonu vermem. Sen misin bunları yapmayan al sana koskocaman ağlama sesleri
İstediğini yapsam annelik disiplinine ters. Bu sefer çoluk çocuğun maskarası oluyorsun. Herşeyi ağlayarak yaptırmaya çalışıyorlar. Yapmasam bu ağlama sesini kafam kaldırmıyor. Maşallah çin işkencesi gibi bir başladı mı ağlamaya susmuyor velet. 2 gündür ağlama sebebi ise elinden oyuncakları alıp kendisini yatağa götürmem. Neymiş hanımefendi onlarla yatacakmış. Dün bilgisayarın mouseyla bugün ise oyuncak laptopla yattı ( bilgisayar mühendisi mi olacak ne )
2 yaş sendromu bize jaws gibi yaklaşıyor .Allah tüm ebeveynleri korusun. Amin :)
24 Eylül 2011 Cumartesi
ev hanımlığını öğrenmenin yolları
5 senedir evliyim evimin tastamam düzgün olduğunu bilmem. Temiz olsa dağınıktır, toplu olsa pistir. Ya da bir odası düzenliyse diğeri kesin darmadumandır. Demek ki beynimin ev kadınlığı bölümü çok gelişmemiş güdük kalmış :)
Geçen arkadaşım bu sitenin linkini attığımda çok beğendim. Benim gibi ev işi özürlüler için tek tek anlatılmış. Henüz yeni bir site sanırım ama eğlenceli olduğu kesin. Belki gözatmak isteriniz
şimdi ev hanımı oldum :)
20 Eylül 2011 Salı
bu aralar
Bu aralar bizde yeni gelişmeler yok. Ya da var ama hayatın karmaşası arasında kaybolup gidiyorlar bilemiyorum. Tek gelişme gelen eylül ayıyla beraber hastalık dozajımızın artması. Ailecek salya sümük geziyoruz. Allahtan yatak döşek yatan birileri yok. Hoş yatacak derece hasta olsam bile evde bir bebekle nasıl yatıp dinlenebilirim orası da ayrı konu. Geçen sene kızımın her hastalığında hayatı kendime zindan eden ben , bu sene nispeten daha rahatım. Geçen sene hastalık rekoru kırıp 15 günde bir acile giden kızım bu sene hastalıkları daha hafif atlatma eğiliminde. Zaten acilde tanıştığım annelerin bana tek söyledikleri " bu sene hastalanır ama seneye rahat edersin" olmuştu. Bakalım öyle mi olacak ??
Bu aralar dişler son sürat çıkmaya devam ediyor. Üst köpek dişlerimiz 39 derece ateşle beraber çıkmıştı. Ateş sağolsun her diş çıkarma döneminde bizi yalnız bırakmıyor. Çok vefalıdır bizden ayrılamaz. Bu arada diş döneminde çocuk ateşlenmez diyen doktorlara "halt etmişsiniz siz " demek istiyorum. Şimdilik 13 adet dişle ortalıkta salınıyoruz. Leblebi bile yiyoruz ama çorbaların içindeki haşlanmış patates ve havucu itinayla tükürüyoruz . 1 hafta tıka basa yiyip ,1 hafta Somali'dekilere üzülüp hiç birşey yemiyoruz. Böyle bir yaşamsal döngümüz var. O yüzden aylardır aynı kilodayız. Gram ilerleme yok.
Bu aralar İstanbul'un trafiğine,havasına,yaşam kalitesine lanet edip niye burada yaşıyoruz diye sayıp sövüyoruz.
Yani bu aralar bebek neşeli ama anne baba mevsimden midir nedir biraz melankolik ...
Bu aralar dişler son sürat çıkmaya devam ediyor. Üst köpek dişlerimiz 39 derece ateşle beraber çıkmıştı. Ateş sağolsun her diş çıkarma döneminde bizi yalnız bırakmıyor. Çok vefalıdır bizden ayrılamaz. Bu arada diş döneminde çocuk ateşlenmez diyen doktorlara "halt etmişsiniz siz " demek istiyorum. Şimdilik 13 adet dişle ortalıkta salınıyoruz. Leblebi bile yiyoruz ama çorbaların içindeki haşlanmış patates ve havucu itinayla tükürüyoruz . 1 hafta tıka basa yiyip ,1 hafta Somali'dekilere üzülüp hiç birşey yemiyoruz. Böyle bir yaşamsal döngümüz var. O yüzden aylardır aynı kilodayız. Gram ilerleme yok.
Bu aralar İstanbul'un trafiğine,havasına,yaşam kalitesine lanet edip niye burada yaşıyoruz diye sayıp sövüyoruz.
Yani bu aralar bebek neşeli ama anne baba mevsimden midir nedir biraz melankolik ...
12 Eylül 2011 Pazartesi
bunamba
Bizim kız gözleri gördüğünden beri avizelere hayrandır. Hele ki eski Türk filmlerinden fırlamış taşlı avizeler favorimiz. Geçen gün de bizim holdeki taşlarla süslü lambayı babasına gösterip hıı hıı diye ne olduğunu soruyordu. Babası da" bu lamba" dedi. Bizimki de tekrarladı "bunamba"
Artık tüm lambalar bunamba :))
Artık tüm lambalar bunamba :))
9 Eylül 2011 Cuma
al sana, al sana ...
Sen misin çocuğum uyumadı diyen ??
Sen misin çocuğuma bağırdım pişmanım diyen ??
Al sana 38,5 derece ateşli bir bebe. Allahın sopası yok
Keşke sağlıklı olsa da uyumasa......
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


