Pages

2 Şubat 2012 Perşembe

evim evim güzel evim

Koskoca İstanbul'un bu aralar tek çilesi var, o da kar. 31 yıllık İstanbulluyum şahsen böyle kara kışı hiç görmedim. Küresel ısınma diye bizi yıllarca yiyen zihniyet şimdi de kalkmış mini buzul çağı geldi diyor. Demesine gerek yok zaten yaşayarak öğrendik. Gerçekten de mini buzul çağı diye birşey varmış.

Geçen hafta bakıcımız oğlunun ameliyatı dolayısıyla zorunlu izne ayrıldı. El mahkum kayınvalide 1 haftalığına bize geldi. 1 haftanın sonunda hasta oldu kadıncağız.Bize sağlam gelen hasta çıkıyor nedense :)
Bakıcımızın süreyi uzatmasıyla bize de teyze yolları gözüktü. Önce sabah götürür akşam getiririm modundaydım. Ama meteoroloji benim gibi düşünmedi tabi. Çocuğu bıraktığım andan itibaren öyle bir kar yağdı ki 4 gündür eve gelemiyorum.

Pazartesi akşamı koskoca büyükşehirin koskoca otobanında 2 saat mahsur kaldım.Allahtan koca kişisine o gün kavga dövüş kış lastiği taktırmıştım da yollarda kayarak bir yere toslamadım.Tabi bu soğukta çocukla bir yere gidilemediği için de o gün bu gündür teyzemde kalıyorum. 4 gündür aynı kıyafetleri giymekten giysiler keçeleşti, saçlarım yıkanmamaktan dolayı kendiliğinden rasta oldu desem çok da abartmış olmam yani.

Bugün en nihayetinde kar yağışının azalmasıyla birlikte kendimi eve attım. İnsanın cidden evi gibisi yok yani. Yıkanıp paklanıp, üzerime temiz kıyafetler giyince kendime geldim resmen. Minnak da yatağını özlemiş sesini çıkarmadan uyudu. 4 gündür aynı yatakta yatmaktan hortlağa döndüm zaten. Bizim hatunun kıçı başı ayrı oynadığı için rahat bir uyku uyuyamadım.

Ama gerçekten bu soğukta dışarda olanlara allah yardım etsin, biz 4 günde kendimizden geçtik. Hoş bizim rezilliğimizin kaynağı soğuk hava değil, soğuk hava için önlemini almayan sevgili belediye yetkilileri, kabak lastikleriyle otobanlarda slolom yapan araç sahipleri oldu. Allah onları davul etsin inşallah.

Millet söyleniyor İstanbul'a bir kar yağdı ağlıyorsunuz doğu da olanlar ne yapsın diyorlar. Ama şunu da belirteyim 5,5 sene Yozgatta kalıp -20 derecelerde yaşadım. Ama büyükşehirde yaşanılan rezillik hiç bir yerle mukayese edilemez. Küçük şehirlerde her yere yürüyerek gider gelirsiniz. En fazla üşürsünüz. Burada trafik kaosuyla birlikte sinir sisteminiz alt üst oluyor. Bunu da belirteyim efem.

Neyse sıcak yatak beni bekler. Behlül kaçar :)

8 yorum:

  1. çocuğu ona satıp dışarı çıkamadıktan sonra karda kışta teyzeyle kalmanın da bi kıymeti yokki anacım:)

    YanıtlaSil
  2. ahahahaha valla doğru dedin.Hoş bu havada kovsalar da dışarı çıkmazdım zaten :)

    YanıtlaSil
  3. kar yağmasına sevindim ben hem mevsim normallerini yaşamak lazım hemde hava temizleniyor çocuklar daha az hasta olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bende kar severim ama bu sene kendisiyle pek hoşlaşmadık :)

      Sil
  4. güneydoğuyla istanbulun mukayesesi bile olmaz burası metropol,herkesin altında araba ama araba kullanmayı bilen yok..
    ev gibisi olmaz sahiden bende evimde bir gün biel ayrı kalamayanlardanım,tabi tatil dışında:)
    iyi haftalar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. eee ekmak alır gibi ehliyet verilirse trafik de böyle kaos olur.

      Sil
  5. doğru söylüosun canım büyük şehirlerde böyle seyler hep sıkıntı oluyo..blogunu cok sevdim bana da beklerim:)
    magendiea.blogspot.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim.seni izlemedeyim :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...