Dün itibariyle teşhisimiz kondu. Bronşiyal astım.
Teşhise üzüldüm desem yalan söylemiş olurum. Hatta bunu duyar duymaz üzerime bir rahatlama geldi ,çünkü hastalığımız yaklaşık 1 senenin sonunda kesinlik kazanmıştı. En azından ne yapacağımıza ,nasıl bir yol izleyeceğimize karar verebilecektik.
Doktorumuzun dediğine göre tedavi uzun ve sabır gerektiren bir tedavi. Sürekli kontrol altında tutulacak ve şimdillik nebülizatörle sürekli buhar tedavisi uygulayacağız. Hırıltı ve öksürük arttığında ventolin, normal zamanda ise hergün pulmicort kullanacağız. Eve profesyonel bir nebülizatör aldık artık hastaneye zırt pırt gitmekten kurtulduk. Ama bizim küçük hanım makinanın fıssss sesini duyunca sanki etini kesiyorlarmış gibi yaygara yapmasa daha iyi olacak. Hadi akşamları uyurken veriyorum anlamıyor ama sabahki dozajları uyanıkken alıyor ve deyim yerindeyse apartmanı inletiyor. Hep o hastanedeki hemşirenin suçu aslında. Çocuğun burnuna maskeyi dayayıp zırt diye buharı verince ödü koptu ve hala bu korku devam ediyor. Neyse zamanla alışacak başka çaresi yok.
2 sene boyunca kontrol altında tutulduktan sonra deri testi yapılacakmış. Deri testinin durumuna göre de tedavi şeklimiz uzayabilir ya da bitebilir. Onun için bir kesinlik yok malesef. 1 sene boyunca evde yaptığım koca karı ilaçlarının çok az faydası oldu, o yüzden bu tür hastalıklarda profesyonel önlem şart. Ama hala" bilmem kimin kızı da astımdı 1 ay pekmez yedi geçti" diyen insanlar var. Tamam bunlar yararlı şeyler ama bu hastalığı malesef pekmezle balla atlatamadık. Onlar sadece hastalık zamanı kısa sürekli rahatlama sağladı.
1 ayın sonunda kontrolümüz var. Bakalım tedavimiz nasıl gidecek ??
Bu arada bu çocuğa bakamıyorlar sürekli hasta diyenlerin de teşhisten sonra nasıl bir bahaneyle karşıma çıkacağını da merak etmiyor değilim..
Pages
19 Kasım 2011 Cumartesi
13 Kasım 2011 Pazar
kökün kurusun bronşiolit
Geçen Kasım ayında başladı herşey. Aynen bugün olduğu gibi. Gece odasına gittiğimde çocuğun neredeyse nefes alamaz hale geldiğini farkettim. Apar topar acile gittik. Ventolin buhar ,antibiyotik tedavisi geçti gitti dedik. Haydaa o da ne 1 ay sonra gene gece aniden fenalaşma ,gene acil yolları gene ventolinler buharlar. geçen sene 4 kere bronşiolit olduk. 3 kere de akciğer filmi çekildi !!!! Ben 30 yaşındayım 3 kere ciğer filmi çektirmemişimdir. Çocuk 1 sene de 3 kez çekildi. Tabi sonuçlar ne çıkıyor derseniz ciğerler temiz, gel de düşüp bayılma. En son doktor film istediğinde bence çektirmeyelim sonuç hep aynı oluyor dedim diye fırça yedim. Tabi biz cahil ana babalar ne bilirdik ki. Mecbur paşa paşa çektirdik sonuç gene temiz. O doktoru orada boğmak istedim.
Bugün ise gene hırıltı zırıltı şikayetleriyle acilin yollarını arşınladık. Zaten 3-4 gündür öksürüğü vardı ve bricanyl kullanıyorduk. Ama görünen o ki pek fayda etmemiş. Sabah kalktığımızda göğüste hırıltı ve sürekli öksürük hali mevcuttu. Başıma gelecekleri bildiğim için hemen doktora gittik ve bingo gene bronşiolit olmuş. Doktora göre alerjik kaynaklı,bu kadar sık olması normal değil. Eeee tamam da deri testini de 3 yaşına kadar yapmıyorlar. Ne yapacağımızı şaşırdık. Allah başka dert vermesin tamam ama bu da ne pis bir hastalıktır. Yapıştı yakamıza bırakmıyor bizi. Şimdi alerji doktoruna gideceğiz bakalım durum ne olacak. Ne illet birşeysin bronşiolit kökün kurusun inşallahhhhhh....
Not: Bu hastalığın dermanını bana söyleyene yat, kat,beşi onu ellisi bir yerde ne varsa alacağım :)
Bugün ise gene hırıltı zırıltı şikayetleriyle acilin yollarını arşınladık. Zaten 3-4 gündür öksürüğü vardı ve bricanyl kullanıyorduk. Ama görünen o ki pek fayda etmemiş. Sabah kalktığımızda göğüste hırıltı ve sürekli öksürük hali mevcuttu. Başıma gelecekleri bildiğim için hemen doktora gittik ve bingo gene bronşiolit olmuş. Doktora göre alerjik kaynaklı,bu kadar sık olması normal değil. Eeee tamam da deri testini de 3 yaşına kadar yapmıyorlar. Ne yapacağımızı şaşırdık. Allah başka dert vermesin tamam ama bu da ne pis bir hastalıktır. Yapıştı yakamıza bırakmıyor bizi. Şimdi alerji doktoruna gideceğiz bakalım durum ne olacak. Ne illet birşeysin bronşiolit kökün kurusun inşallahhhhhh....
Not: Bu hastalığın dermanını bana söyleyene yat, kat,beşi onu ellisi bir yerde ne varsa alacağım :)
6 Kasım 2011 Pazar
Bayram gelmiş Neyimeeeee
Burdan tüm yetkililere sesleniyorum. Dini bayramlar çocuklu ailelerde, aile ziyareti yerine 5 yıldızlı tatile çevrilsin.
Hatta 0-6 yaş arası çocuğa sahip aileler evden dışarı çıkmasın otursun evinde yan gelsin yatsın.
Ne bir bayram temizliğim var ne de adam akıllı bayram gezmelerim. Sabahtan beri çocuk viyaklaması dinliyorum kafam oldu bin beşyüz. Kavurmada yiyemedim zaten sinirim tepemde. Az daha ağlarsa bizim ufaklığı kavurup mideye indireceğim. Bayram benim neyime hee neyime ...
Hatta 0-6 yaş arası çocuğa sahip aileler evden dışarı çıkmasın otursun evinde yan gelsin yatsın.
Ne bir bayram temizliğim var ne de adam akıllı bayram gezmelerim. Sabahtan beri çocuk viyaklaması dinliyorum kafam oldu bin beşyüz. Kavurmada yiyemedim zaten sinirim tepemde. Az daha ağlarsa bizim ufaklığı kavurup mideye indireceğim. Bayram benim neyime hee neyime ...
3 Kasım 2011 Perşembe
Bu aralar pek mutsuzuz be blog. Biz büyükler gündemdeki olaylar nedeniyle, evdeki minyatür de yaklaşan 2 yaş sendromu nedeniyle mutsuz mutsuz geziyor. Sanki ona ne oluyorsa kendi kendine sendroma giriyor. Eee be evladım derdin yok tasan yok, ev geçindirme, işe gitme, ev işi yapma gibi derdin de yok ne diye sendroma girersin bilmem. Asıl sendromu biz analar her gün yaşıyoruz haberiniz yok.
Neyse efendim bizim hanım bugün itibariyle 17 aylık oldu. Bıdı bıdı konuşuyor ama tarzanca. 3-5 tane anlamlı kelimesi var. Bir de çok lazımmış gibi ilk argo kelimemizi de öğrenmiş bulunuyoruz. Hiç hazetmediğim "oha" kelimesini bakıcımızın oğlundan bir güzel öğrenmiş. Öyle ki yerli yerinde kullanıyor. Aylardır gözün nerde diyoruz bilmiyorsun ama küfüre gelince şıp diye öğreniyosun.
Bunların haricinde bu aralar diğer moda kelimemiz ise " iççiyom" Günlerce bu iççiyom ne diye düşünürken bunun "istiyorum" olduğunu anladık. Ama işin kötü tarafı sürekli "iççiyom " demesi ve ne istediğini de bilmemesi !!!! Ne istediğini bilemeyince de bir ağıt tutturuyor ki evlere şenlik. Yakında komşular bu çocuğa işkence yapıyorlar diye sosyal hizmetlere başvururlarsa şaşırmam.
Mesela geçen gece yatağına yatırınca gene bir isteme krizine girdi. Önce "hayır yatma vakti geldi" dediysem de o benimle aynı fikirde olmadığı için ağlamaya başladı. Serde erkeklik var ya bir kere hayır demişim geri dönmek de yok, ağlasın susar dedim ama nerdeeee. Yarım saatin sonunda "lanet olsun ne istiyosan al da uyu" moduna geçtim. Tabi bu seferde hanıma hiç birşey beğendiremedik. Ağlaya ağlaya uyudu. Bende bu yarım saat içinde hayatı sorguladım, sinirim geçsin diye 500 kere 10'a kadar saydım. Bu kızı alıp duvara yapıştırsam ne olur diye düşündüm. Sabrımın ne kadar çoğaldığını düşünüp kendimi tebrik ettim falan ..
Gene de nasıl bir şirinlik muskası varsa bunlarda yaptıkları o kadar işkenceye rağmen 1 gülüşleriyle herşeyi unutuyorlar. Var ya Asya normalde senin yaptığını bana başkası yapsa hiç düşünmem kolundan tuttuğum gibi kapının önüne koyarım. Ona göre kıymetini bil :)
Neyse efendim bizim hanım bugün itibariyle 17 aylık oldu. Bıdı bıdı konuşuyor ama tarzanca. 3-5 tane anlamlı kelimesi var. Bir de çok lazımmış gibi ilk argo kelimemizi de öğrenmiş bulunuyoruz. Hiç hazetmediğim "oha" kelimesini bakıcımızın oğlundan bir güzel öğrenmiş. Öyle ki yerli yerinde kullanıyor. Aylardır gözün nerde diyoruz bilmiyorsun ama küfüre gelince şıp diye öğreniyosun.
Bunların haricinde bu aralar diğer moda kelimemiz ise " iççiyom" Günlerce bu iççiyom ne diye düşünürken bunun "istiyorum" olduğunu anladık. Ama işin kötü tarafı sürekli "iççiyom " demesi ve ne istediğini de bilmemesi !!!! Ne istediğini bilemeyince de bir ağıt tutturuyor ki evlere şenlik. Yakında komşular bu çocuğa işkence yapıyorlar diye sosyal hizmetlere başvururlarsa şaşırmam.
Mesela geçen gece yatağına yatırınca gene bir isteme krizine girdi. Önce "hayır yatma vakti geldi" dediysem de o benimle aynı fikirde olmadığı için ağlamaya başladı. Serde erkeklik var ya bir kere hayır demişim geri dönmek de yok, ağlasın susar dedim ama nerdeeee. Yarım saatin sonunda "lanet olsun ne istiyosan al da uyu" moduna geçtim. Tabi bu seferde hanıma hiç birşey beğendiremedik. Ağlaya ağlaya uyudu. Bende bu yarım saat içinde hayatı sorguladım, sinirim geçsin diye 500 kere 10'a kadar saydım. Bu kızı alıp duvara yapıştırsam ne olur diye düşündüm. Sabrımın ne kadar çoğaldığını düşünüp kendimi tebrik ettim falan ..
Gene de nasıl bir şirinlik muskası varsa bunlarda yaptıkları o kadar işkenceye rağmen 1 gülüşleriyle herşeyi unutuyorlar. Var ya Asya normalde senin yaptığını bana başkası yapsa hiç düşünmem kolundan tuttuğum gibi kapının önüne koyarım. Ona göre kıymetini bil :)
21 Ekim 2011 Cuma
Kaç gündür yazacağım ama elim bir türlü klavyeye gitmedi. Tam ilham geldi demişken şehit haberleri ile sarsıldım gene yazamadım. Ne yazabilirdim ki ? Birilerinin ocağı yanmışken benim kızım da şöyle yedi, böyle konuştu mu deseydim ? O ailelerin acısı bizim acımız oldu, beraber göz yaşı döktük.O andan itibaren hala beynim uyuşuk , aklım hayalim almıyor. Oğlunu kaybeden ailelerin yerine kendimi koyuyorum aklımı kaçıracak gibi oluyorum. Böyle bir acı bu dünyada yoktur sanırım.
Biz bile 1,5 sene baktığımız yavrumuza gözümüz gibi bakarken ,20 sene boyunca büyütüp beslediğin, koklamaya kıyamadığın evladını bir ana nasıl toprağa versin. O orada yatarken kendisi sıcak yatağında nasıl uyusun. Allahım sen hepsine sabır ver. Elimizden birşey gelmiyor barış istemekten başka.
2 gündür herşey anlamını yitirdi. Ne saçma şeylere üzülmüşüz onu anladım. Yok bebeğim uyumadı, yok 2 yaş sendromuna girdi; yok ağladı vs. vs. Yemişim sendromunu ağlamasını. Evladım sağ salim yanımda ya niye kendimi kahredeyim. Meğerse en büyük hazine yanımda olmasıymış. Şehit haberlerinden sonra asla şikayet etmedim. Bu gece 05.50 de uyanmış umrumda olmadı.Başka zaman olsa sinirimden kuduran ben bu sefer kızıma sarıldım ve şükrettim. İyi ki yanımdasın dedim ve evladı yanında olmayan anneleri düşünüp gene kahroldum.
Lütfen lütfen ama bu savaş bitsin artık. Hiçbir anne evladından sonra ölmeyi haketmiyor....
Biz bile 1,5 sene baktığımız yavrumuza gözümüz gibi bakarken ,20 sene boyunca büyütüp beslediğin, koklamaya kıyamadığın evladını bir ana nasıl toprağa versin. O orada yatarken kendisi sıcak yatağında nasıl uyusun. Allahım sen hepsine sabır ver. Elimizden birşey gelmiyor barış istemekten başka.
2 gündür herşey anlamını yitirdi. Ne saçma şeylere üzülmüşüz onu anladım. Yok bebeğim uyumadı, yok 2 yaş sendromuna girdi; yok ağladı vs. vs. Yemişim sendromunu ağlamasını. Evladım sağ salim yanımda ya niye kendimi kahredeyim. Meğerse en büyük hazine yanımda olmasıymış. Şehit haberlerinden sonra asla şikayet etmedim. Bu gece 05.50 de uyanmış umrumda olmadı.Başka zaman olsa sinirimden kuduran ben bu sefer kızıma sarıldım ve şükrettim. İyi ki yanımdasın dedim ve evladı yanında olmayan anneleri düşünüp gene kahroldum.
Lütfen lütfen ama bu savaş bitsin artık. Hiçbir anne evladından sonra ölmeyi haketmiyor....
15 Ekim 2011 Cumartesi
doğru bildiğimiz yanlışlar
Çocuk yetiştirirken büyüklerimizden bize miras kalan yanlışlar var. bunların başında ise "aman sıkı giydir üşümesin, evi iyice ısıtın çocuk hasta olmasın" gelir. Meğerse bu böyle değilmiş. Hülya çok güzel anlatmış gerisini ordan okuyalım
http://hulyanintunasi.blogspot.com/2011/10/sosyal-medyadan-cocuk-saglgna-iliskin.html
http://hulyanintunasi.blogspot.com/2011/10/sosyal-medyadan-cocuk-saglgna-iliskin.html
4 Ekim 2011 Salı
geliyorrrr geliyorrrr
16 ayımız dün itibaren doldu. Hani annelerimiz babalarımız derler ya nasılda büyüdünüz zaman nasıl geçti anlamadık diye,bende şu anda o moddayım. 16 ay nasıl geçmiş hayret diyorum. Uykusuz ve sıkıntılı olduğum dönemler de zaman geçmez zannederken meğerse su gibi akıp geçmiş.
Ama tam zorlu dönemler bitti, kendi kendine yürüyor, katı gıdalara geçişimiz tamamlandı derken bu aralar terrible twonun ayak seslerini duyar gibi oluyorum. Bir inat ,bir ağlama aldı başını gidiyor. Eskiden "aaa bak kuş" " aha da ördek" derken oyalayabiliyorduk ama şimdi o oyalama dönemi bitti. vatandaş gözünü açtı ,yemiyor artık bu numaraları :)
Şimdi istediğini cebren ve hile ile gerçekleştirme çabalarına girdi. Resim mi çekiyorum ver ben çekeceğim diyor. Telefonda mı konuşuyorum ,aaa nasıl olur da Asya Hanım'ı atlarım da ona telefonu vermem. Sen misin bunları yapmayan al sana koskocaman ağlama sesleri
İstediğini yapsam annelik disiplinine ters. Bu sefer çoluk çocuğun maskarası oluyorsun. Herşeyi ağlayarak yaptırmaya çalışıyorlar. Yapmasam bu ağlama sesini kafam kaldırmıyor. Maşallah çin işkencesi gibi bir başladı mı ağlamaya susmuyor velet. 2 gündür ağlama sebebi ise elinden oyuncakları alıp kendisini yatağa götürmem. Neymiş hanımefendi onlarla yatacakmış. Dün bilgisayarın mouseyla bugün ise oyuncak laptopla yattı ( bilgisayar mühendisi mi olacak ne )
2 yaş sendromu bize jaws gibi yaklaşıyor .Allah tüm ebeveynleri korusun. Amin :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
